Şuanki Zaman: 05-26-2019, 10:20 AM Hoşgeldin Misafir ! (GirişÜye Olun)


Radyo Kodumuz

DUYURU !!! Sitemize Üte alımları durdurulmuştur. İletişim İçin uyelik@elifsfenks.com adresine mail atınız...LİNK!


Cevapla 
 
Derecelendir
  • 0 Oylar - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Baltayı Bilemek
11-05-2011, 08:46 PM
Mesaj: #1
Music Baltayı Bilemek

Bir ormanda iki kişi ağaç kesiyormuş. Birinci adam sabahları erkenden kalkıyor, ağaç kesmeye başlıyormuş, bir ağaç devrilirken hemen diğerine geçiyormuş. Gün boyu ne dinleniyor ne öğle yemeği için kendine vakit ayırıyormuş. Aksamları da arkadaşından bir kaç saat sonra ağaç kesmeyi bırakıyormuş.
İkinci adam ise arada bir dinleniyor ve hava kararmaya başladığında eve dönüyormuş. Bir hafta boyunca bu tempoda çalıştıktan sonra ne kadar ağaç kestiklerini saymaya başlamışlar.
Sonuç: İkinci adam çok daha fazla ağaç kesmiş. Birinci adam öfkelenmiş: “Bu nasıl olabilir? Ben daha çok çalıştım. Senden daha erken ise başladım, senden daha geç bitirdim. Ama sen daha fazla ağaç kestin. Bu isin sırrı ne?”
İkinci adam yüzünde tebessümle yanıt vermiş: “
Ortada bir sır yok.. Sen durmaksızın çalışırken, ben arada bir dinlenip baltamı biliyordum. Keskin baltayla, daha az çabayla daha çok ağaç kesilir.

“Kendimizi geliştirmek, baltamızı bilemektir. Kendimize zaman ayırıp, yaşamımızı objektif bir bakışla gözden geçirmektir. Zayıf bulduğumuz alanlarımızı geliştirmek için caba göstermektir. Bu, zihnimizin, ruhumuzun, karakterimizin güçlenmesi için olmazsa olmaz bir koşuldur.
Delhi’deki ünlü tapınakta Sokrat’ın su sözü yer alır: “İnsan Kendini Tanı.” Kendini tanımak, su anda olduğumuz noktayla olmak istediğimiz nokta arasındaki yoldur.
Kendini tanımak, kendimizi nasıl gördüğümüz ile başkalarının bizi nasıl gördüğü arasında fark olmaması anlamına gelir. Bireysel ve [Resim: check-small.png] yaşamımızda başarılı, mutlu ve doyumlu olmak istiyorsak, baltamızı bilemek için kendimize zaman ayırmalıyız.

[Resim: j3EpP9.jpg]
Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
11-06-2011, 12:46 AM
Mesaj: #2
Rainbow Eskilerden hayat dersi
[Resim: ya-300x225.jpg]

Eski Bir Tapınak Yazıtı

Gürültü, patırtının ortasında sükunetle dolaş; sessizliğin içinde huzur bulunduğunu unutma [Resim: check-small.png].
Başka türlü davranmak açıkça gerekmedikçe herkesle dost olmaya çalış. Sana bir kötülük
Yapıldığında verebileceğin en iyi karşılık unutmak olsun.

Bağışla ve unut. Ama kimseye teslim olma, içten ol; telaşsız, kısa ve açık seçik konuş.
Başkalarına da kulak ver. Aptal ve cahil oldukları zaman bile dinle onları; çünkü dünyada
Herkesin anlatacak bir öyküsü vardır.

Yalnız planların değil, başarılarının da tadını çıkarmaya çalış. İşinle ne kadar küçük olursa
Olsun ilgilen; hayattaki dayanağın odur. Seveceğin bir [Resim: check-small.png] seçersen, yaşamında bir an bile çalışmış ve yorulmuş olmazsın. İşini öyle sev ki, başarıların, bedenini ve yüreğini güçlendirirken verdiklerinle de yepyeni hayatlar başlatmış olacaksın.

Olduğun gibi görün ve göründüğün gibi ol. Sevmediğin zaman sever gibi yapma. Çevrene
Önerilerde bulun ama hükmetme. İnsanları yargılarsan onları sevmeye zamanın kalmaz.
Ve unutma ki, insanlığın yüzyıllardır öğrendikleri, sonsuz uzunlukta bir kumsaldaki tek bir
Kum taneciğinden daha fazla değildir,


Aşka burun kıvırma sakın; onu küçümsersen sen de besinsiz kalırsın, küçülürsün. O yoğun
Sevgi çöl ortasındaki yemyeşil bir bahçe gibidir. O bahçeye layık bir bahçıvan olabilmek için
Her bitkinin sürekli bakıma ihtiyacı olduğunu unutma.

Kaybetmeyi ahlaksız bir kazanca tercih et. İlkinin acısı bir an, ötekinin vicdan azabı bir ömür
Boyu sürer. Bazı idealler o kadar değerlidir ki, o yolda mağlup olman bile zafer sayılır. Bu
Dünyada bırakabileceğin en iyi miras dürüstlüktür.

Yılların geçmesine öfkelenme; geçliğine yakışan şeyleri gülümseyerek teslim et geçmişe.
Yapamayacağın şeylerin yapabileceklerini engellemesine izin verme. Rüzgarın yönünü
Değiştiremediğin zaman, yelkenlerini rüzgara göre ayarla. Çünkü dünya, karşılaştığın fırtınalarla değil, gemiyi limana getirip getiremediğinle ilgilenir. Arasıra isyana yönelecek
Olsan da hatırla ki, evreni yargılamak imkansızdır. Onun için kavgalarını sürdürürken bile
Kendi kendinle barış içinde ol.

Hatırlar mısın? Doğduğun zamanları; Sen ağlarken herkes sevinçle gülüşüyordu. Öyle bir ömür geçir ki, herkes ağlasın öldüğünde, sen mutlulukla gülümse. Sabırlı, sevecen, erdemli ol.
Eninde sonunda bütün servetin sensin. Görmeye çalış ki, bütün pisliğine ve kalleşliğine rağmen dünya yine de insanoğlunun biricik güzel mekanıdır.
Kaynak : Xsentus (İ.Ö:IX. Yüzyıl

[Resim: 59419576_10218729323894352_6752700857269...e=5D6E11A4]
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
11-06-2011, 01:49 AM
Mesaj: #3
Rainbow Yoksul Çiftçi

Iskoçya’da yoksul mu yoksul bir çift yasardi.Fleming’di adi. Günlerden bir gün tarlada çalisirken bir çiglik duydu. Hemen sesin geldigi yere kostu. Bir de bakti ki beline kadar Batakliga batmis bir çocuk, kurtulmak için çirpinip duruyor. Çocukcagiz bir yandan da avazi çiktigi kadar bagiriyordu. Çiftçi çocugu batakliktan çikardi ve acili bir ölümden kurtardi. Ertesi gün Fleming’in evinin önüne gelen gösterisli arabadan sik giyimli bir aristokrat indi. Çiftçinin kurtardigiçocugun babasi olarak tanitti kendini.“Oglumu kurtardiniz, size bunun karsiligini vermek istiyorum” dedi. Yoksul ve onurlu Fleming ;“Kabul edemem!” diyerek ödülü geri çevirdi. Tam bu sirada kapidan çiftçinin küçük oglu göründü. “Bu senin oglun mu?” diye sordu aristokrat. Çiftçi gururla “Evet!” dedi. Aristokrat devam etti; “Gel seninle bir anlasma yapalim. Oglunu bana ver iyi bir egitim almasini saglayayim. Eger karakteri babasina benziyorsa ilerde gurur duyacagin bir kisi olur.” Bu konusmalar sonunda Fleming’in oglu aristokratin desteginde egitim gördü. Aradan yillar geçti. Çiftçi Fleming’in oglu Londra’daki St. Mary’s Hospital Tip Fakültesi’nden mezun oldu ve tüm dünyaya adini penisilini bulan Sir Alexander Fleming [Resim: check-small.png] olarak duyurdu. Bir süre sonra ristokratin oglu zatürreeye yakalandi. Onu ne mi kurtardi? Penisilin! Aristokratin adi : Lord Randolp Churchill [Resim: check-small.png]’ di… Oglunun adi ise : Sir Winston Churchill [Resim: check-small.png]. Kurtaran doktor : Çiftçinin oglu Sir Alexander Fleming.
Paraya gereksiniminiz yokmus gibi çalisin.
Hiç aci çekmemis gibi sevin. Hiçbir sey beklemeden verin.

Karsiligini mutlaka birgun alirsiniz…

[Resim: 59419576_10218729323894352_6752700857269...e=5D6E11A4]
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
11-06-2011, 01:55 AM
Mesaj: #4
Music İlke Merkezli Yaşamak
BÜYÜK OLMAK İÇİN KİMSEYE İLTİFAT ETMEYECEKSİN.

HİÇ KİMSEYİ ALDATMAYACAKSIN.

ÜLKE İÇİN GERÇEK AMAÇ NE İSE

ONU GÖRECEK,

O HEDEFE YÜRÜYECEKSİN.

HERKES SENİN ALEYHİNDE BULUNACAKTIR, HERKES SENİ YOLUNDAN ÇEVİRMEYE ÇALIŞACAKTIR.

FAKAT SEN BUNA KARŞI DİRENECEKSİN. ÖNÜNE SONSUZ ENGELLER DE YIĞILACAKTIR.

KENDİNİ BÜYÜK DEĞİL


KÜÇÜK, ZAYIF VE ARAÇSIZ,

HİÇ SAYARAK,

KİMSEDEN YARDIM GELMEYECEĞİNE İNANARAK

BU ENGELLERİ AŞACAKSIN.

BUNDAN SONRA DA SANA BÜYÜK DERLERSE,

BUNU SÖYLEYENLERE GÜLECEKSİN.

[Resim: 59419576_10218729323894352_6752700857269...e=5D6E11A4]
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
11-06-2011, 02:18 AM
Mesaj: #5
Music RE: Baltayı Bilemek
Neden böylesine mutsuzsunuz?Nasıl bu denli karamsar olabiliyorsunuz?Belki işinizden memnun değilsiniz,belki çevrenizden…Maaşınızı az buluyor, ya da kendinizi beğenmiyorsunuz…



Oysa…Öylesine değerlisiniz ki.Örneğin gözleriniz…Gözlerinizi kaça satarsınız?1 trilyon?2 trilyon?5 trilyon?Satarsınız…İşte zenginsiniz…
Ama…Bu servetle erişeceğiniz dünyayı görmedikten sonra,paranın bir değeri var mı?

Ya da derdiniz para değil…Başarı ve saygınlık.


Size gözlerinizin karşılığında bulunduğunuz şirketingenel müdürlüğünü verseler kabul eder misiniz?Cevabınız “Hayır” değil mi?

O halde siz, aslında hem zengin [Resim: check-small.png], hem başarılısınız.Yeter ki, size verilmiş bu değerlerin bilincinde olun.Bunları görebileceğiniz bir başarı için hayata geçiriniz.O halde….Asla umutsuzluk yok!


Alıntı

[Resim: 59419576_10218729323894352_6752700857269...e=5D6E11A4]
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
11-06-2011, 02:22 AM
Mesaj: #6
Music Bazen en cesurca karar, vazgeçebilmektir
[Resim: yemekyemek.jpg]


Bize vazgeçmemeyi öğrettiler. Vazgeçmenin pes etmek olduğunu anlattılar. Vazgeçersek kaybedebileceğimizi söylediler. Vazgeçmezsek kazanacağımızı söylediler. Bu bazen doğru çıktı, bazen yanlış. Yanlış çıktığında mutlu olmadığımız evlilikler yürüttük, sevmediğimiz işleri yaptık, inandıklarımızla yaptıklarımız birbirine karıştı. Ne vazgeçebildik, ne de kazanabildik. Belki de bazen vazgeçmemiz gerekiyordu. Bırakabilmek, dur diyebilmek, tamam diyebilmekti bizi mutlu edecek. Ama yapamadık, korktuk çoğu zaman. Çünkü vazgeçmek [Resim: check-small.png], bırakabilmek bir tercih meselesiydi ve bu tercihin sonuçlarına katlanamadık. Bu tercihi kabullenebilecek cesareti gösteremedik. Peki yapabilsek neler kazanıyoruz? Gelin ona bakalım:

1)Vazgeçebilmek, bazen özgürlüktür. Sevmediğiniz bir işi yapmak, insanı bir anlamda mahkum eder, mutsuzluğa. İşini sevmez, [Resim: check-small.png] ortamını sevmez ama işini bırakamaz. Niye mi? Çünkü [Resim: check-small.png] sahibi olmanın rahatlığını, her ay maaş almanın güven veren yapısını bırakmak istemez. İşi bırakmak, sevdiği işi yapmak ya da bunu yapmak için çaba sarf etmek risktir. Bu riski alabildiğinizde yani, vazgeçebildiğinizde özgürleşiyorsunuz. Çünkü kendiniz için bir şeyler yapmaya başlıyorsunuz. Zihniniz berraklaşıyor. Tazeleniyor. Daha özgür düşünmeye başlıyorsunuz.

2) Tek alternatifte diretmek zaman kaybettirir. Bazen önümüzde bir alternatif vardır. Bunun en doğru olduğunu düşünürüz. Ve sürekli o alternatifi deneriz. Tek hedefimiz odur. Ama o gerçekleşmez, yorar, hayal kırıklığına uğratır. Ya başka alternatifler kazandırıyorsa? Aynısında diretmek kazanç mıdır? Tek gördüğümüz, aslında tek değildir. Sadece bizim görüş alanımızda o vardır. Biraz dışarıya çıkmaya cesaret edince, yeni alternatifler çıkacaktır karşımıza. Çok sevdiğim bir söz var. “ Karayı gözden kaybetmeyi göze alamayan, yeni yerler keşfedemez.” Tek alternatife takılmamak, yenisi için araştırmalar [Resim: check-small.png] yapmak, sadece mevcuttan vazgeçmektir. Kaybetmek [Resim: check-small.png] anlamına gelmez.

Vazgeçmek kötü bir şey değildir. Pes etmek anlamına da gelmez. Sadece doğru zamanda vazgeçmeyi bilmek gerekir. Mevcudun tüm ihtişamına, gücüne, cazipliğine rağmen vazgeçebilmek, cesurluktur. Vazgeçmiyorum diyenler çoğu zaman kaybetmekten korkanlardır. Benim için doğru olan bu yalanına, kendilerini inandırmışlardır. Biraz cesaretle gerçekten istediklerini yapabilecekken, bunu göze almayı cesaret edemezler. Bu yüzden vazgeçmeyi cesur bir karar olarak görüyorum. Herkes vazgeçmeyi beceremiyor.


Bazen, en cesurca karar, vazgeçebilmektir.

Kaynak: Marka Fikir

[Resim: 59419576_10218729323894352_6752700857269...e=5D6E11A4]
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
11-06-2011, 02:30 AM
Mesaj: #7
Rainbow Paylaşarak Gelişmek


Üç yaşındakı kızı ve ondan iki yaş büyük oğluyla birlikte uzun bir seyahate çıkmışdı. Yollarda çocuklara meyve, çikolata almak için sık sık durur, her defasında aldıkları şeyleri arka koltukta oturan çocuklara uzatırken, kimin eli uzansa; Al, bunu kardeşinle paylaş! derdi. Bir gün, yolun ikiye ayrıldığı bir yerde tereddüde düştü. Sağdakı yolu mu takip etmeleri gerekiyor, soldaki yolu mu derken, eşiyle arasında tartışma çıktı.
Direksiyonun başında o oturduğu için gaza bastı ve kendi dediği istikamette yola devam etti. Eşi onun bu hareketine çok içerlendi, suratını astı ve başını yana çevirip onunla hiç konuşmadı. Aralarındaki gerginliği anlamış olacak ki, küçük kızları arkadan uzanıp annesini öptü ve dedi ki:

Al anneciğim, bunu babamla paylaş!


Yüreğindekini, cebindekini, düşündekini paylaşmak… Hiçbir şeyin yoksa şayet, olacağı güne dair umudunu paylaş…

[Resim: 59419576_10218729323894352_6752700857269...e=5D6E11A4]
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
11-07-2011, 08:14 PM
Mesaj: #8
RE: Baltayı Bilemek
Katılımına sevindim.Teşekkürler...

[Resim: j3EpP9.jpg]
Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
11-07-2011, 09:23 PM (Bu Mesaj 11-07-2011 10:04 PM değiştirilmiştir. Değiştiren : Mor.)
Mesaj: #9
Star Para ve Yürek
Bugün dünyaya hükmünün tartışılmaz bir unsur olduğu paradan bahsedeceğim. Para nedir?
Kimilerine göre herşeydir. Kimilerine göre olmazsa olmazdır. Para ne kadar göreceli bir kavram dahi olsa temel yargı aynıdır. Paranın gücü büyüktür; burada hep fikiriz… Ama benim şu hususta bahsetmem gereken bir konu var. Her haliyle herşeyin dünyada bir uyum gereği ve gerçeği vardır…Cesareti olmayan bir kahraman düşünebilir misiniz? Yalandan rüyalarınızı süslesin…Gözünü kırpamayan bir cellat düşünebilir misiz? Yalandan size canınızı bağışlasın. Yüreksiz bir delikanlı düşünebilir misiniz? Bu mümkün müdür? Bizim hükmedemediğimiz bir para düşünebilir miniz? Esir kimdir? Eğer bu dünyada paraya önem veriyor.Onun için yanıp dönüyorsanız.Şunu unutmayın; asla yüreğinizi kaybetmeyin…Yüreksiz para ne sizin ne eşiniz ne dostunuzun ne de hayal mahsüllerinizin işini görür…Sanmayın dostlar ben fakir edebiyatı yapıyorum..Kanmayın dostlar cesaretin olmadığı yerde esaret vardır…Cesaret edemediğimiz şey birgün bizi ablukaya alır…Ve pek tabi ona hükmedemediğimiz için onun oluruz…Ben ona sahip olduğumu hissetmiyorsam…O artık benim değil…Ve artık ben diye birşey yoktur…Ben benim değilim çünkü ben bende değilim….Eğer onu dilerseniz şayet dua dizinizi şunu eklemeyi unutmayın…Herşeyi bana cesaretiyle ver….Amin

Vahit Gökgül

Para ile imtihan olmak zordur. Onunla imtihan olup kazanmak da büyük bir babayiğitliktir. Bu konuya parmak basan Hz. Ömer bir keresinde şöyle demiştir: “Kişinin namazda inleyip durması sizi aldatmasın! Siz onun parasını nasıl değerlendirdiğine, parasıyla olan imtihanına bakın
Benzeri bir gerçeğe işaret eden şu hadiseyi de nakledelim: Yunan filozof ve ahlakçısı Sokrat’ın hayranı olan zengin bir tüccar, bütün serveti olan bir çuval altını bu filozofa bağışlamıştı. Sokrat da tüccarın ölümünden sonra, onun vasiyeti gereği bir çuval altını almıştı. Ama bu bir çuval altını bir kayığa yükletip, denizin ortasına teker teker atmıştı. Atarken de ağzından şu hikmetli sözler dökülüyordu: “Ey para! İşte seni batırıyorum ki, benim ruhumu batırmayasın


Alıntı

*Son irmak kurudugunda, son agaç yok oldugunda, son balik öldüiünde; beyaz adam paranin yenmeyen birsey oldugunu anlayacak.
Kizilderili Atasözü
Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
11-08-2011, 06:56 PM
Mesaj: #10
RE: Baltayı Bilemek
Mor ne hoş paylaşımlar bunlar.Aramıza hoşgeldin.

[Resim: j3EpP9.jpg]
Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


Forum Atla: