Şuanki Zaman: 10-21-2014, 09:55 PM Hoşgeldin Misafir ! (GirişÜye Olun)


Radyo Kodumuz

DUYURU !!! Sitemize Üte alımları durdurulmuştur. İletişim İçin uyelik@elifsfenks.com adresine mail atınız...LİNK!


Cevapla 
 
Derecelendir
  • 0 Oylar - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Atatürk’ün İnsan Sevgisi
12-28-2011, 06:44 AM (Bu Mesaj 12-28-2011 06:58 AM değiştirilmiştir. Değiştiren : Oğuz Kağan.)
Mesaj: #1
Rainbow Atatürk’ün İnsan Sevgisi
Etkinlik
Atatürk Takvimi
Konu
Atatürk’ün İnsan Sevgisi
[Resim: ataturkhs.jpg]
SINIF 4
YAKLAŞIK SÜRE 2 Ders saati

TEMEL BECERİLER Araştırma, Millî, manevi ve evrensel değerlere duyarlı olma. Eleştirel düşünme, Yaratıcı düşünme, Sanat aracılığıyla iletişim kurma,

ÖĞRENME ALANI Görsel Sanatlarda Biçimlendirme, Atatürkçülük.

KAZANIM
3. Bir rengin değerlerini kullanarak resim yapar(G.S.B.).
4. Renklerin duygu ve düşüncelerle ilişkisini tartışır(G.S.B.).
13. Duygu, düşünce ve izlenimlerini çeşitli görsel sanat teknikleriyle ifade eder(G.S.B.).
14. Çalışmalarını sergilemekten ve arkadaşlarının yaptığı eserleri izlemekten zevk alır(G.S.B.)
4 Yaşamdaki her varlığın kendine özgü bir güzelliği olduğunu kabul eder.(Atatürkçülük)

ARAÇ ve GEREÇLER: Resim kâğıdı, renkli kâğıt, gazete, dergi, elişi kâğıdı, yapıştırıcı. Atatürk Resimleri.

TEKNİKLER :Kolâj Tekniği
YÖNTEMLER :Araştırma, Tartışma, Anlatım, Beyin Fırtınası, Uygulamalı Çalışma.
DUYUŞSAL ve DÜŞÜNSEL HAZILIK: Öğrencilerden, Atatürk le ilgili resim, yazı fotoğraf ve Atatürk’ün İnsan sevgisi konusunun araştırılarak gelmeleri istenir.

SÜREÇ
Öğrenciler Atatürk ün insan sevgisi konusunda yaptıkları araştırmayı sınıfla paylaşırlar.
Öğretmen, Atatürk’ün; insanları ilgi ve yeteneklerine göre değerlendirdiğini, insana çok yönlü baktığını ve insan sevgisini vurgular.
Öğrenciler getirmiş oldukları Atatürk fotoğraf yazı ve resimlerinden de yararlanarak Atatürk ve İnsan sevisinin anlatıldığı Takvim çalışması yaparlar
Küçük hanımlar, Küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız.
SİZLERDEN ÇOK ŞEYLER BEKLİYORUZ. Mustafa Kemal Atatürk

"Eğer sürekli bir barış isteniyorsa, insan kütlelerinin durumlarını iyileştirecek uluslararası tedbirler alınmalıdır. İnsanlığın tümünün refahı, açlık ve baskının yerine geçmelidir. Dünya vatandaşları haset, açgözlülük ve kinden uzaklaşacak biçimde eğitilmelidir". Mustafa Kemal Atatürk
Tamamlanan öğrenci Çalışmaları sınıf panosuna asılarak değerlendirilir .

[Resim: atatc3bcrk2020kc4b1zc4b.jpg]

ATATÜRK VE İNSAN SEVGİSİ

Atatürk milliyetçiliğinin diğer milletler hakkına saygı duyduğunu belirtmiştik. Bu konuda Atatürk şöyle söylemiştir: "Gerçi bize milliyetçi derler, ama biz öyle milliyetçileriz ki, bizimle işbirliği eden bütün milletlere saygı ve ilgi gösteririz. Onların milliyetçilerinin bütün gerçeklerini tanırız. Bizim milliyetçiliğimiz herhalde bencilce ve mağrurca bir milliyetçilik değildir".
Atatürk, böylece üstün bir milliyetçilik anlayışına erişmiştir. O'na göre, "en uzakta saydığımız bir olayın, bize bir gün dokunmayacağını bilemeyiz. Bunun için insanlığın hepsini bir vücud ve bir milleti bunun organı saymak gerekir. Bir vücudun parmağının ucundaki acıdan bütün organlar etkilenir. Dünyanın bir yerinde bir rahatsızlık varsa banane dememeliyiz. Böyle bir rahatsızlıkla tıpkı kendi aramızda olmuş gibi ilgilenmeliyiz."
Atatürk böylece bütün milletlerin bir arada ve işbirliği içinde olmasını istemektedir. Bütün insanlar barış ve kardeşlik içinde yaşamalıdırlar. "İnsanları mutlu edeceğim diye onları birbirine boğazlatmak insanlık dışı ve son derece esefe değer bir sistemdir. İnsanları mutlu edecek tek araç, onları birbirine yaklaştırarak, onlara birbirini sevdirerek, karşılıklı maddi ve manevi
ihtiyaçlarını sağlamaya yarayan hareket ve enerjidir."
Atatürk, büyük insan topluluklarının her türlü dertlerinden arındırılmalarını ister ve üstün bir görüşle bütün insanları dünya vatandaşı olarak niteler. "Eğer sürekli bir barış isteniyorsa, insan kütlelerinin durumlarını iyileştirecek uluslararası tedbirler alınmalıdır. İnsanlığın tümünün refahı, açlık ve baskının yerine geçmelidir. Dünya vatandaşları haset, açgözlülük ve kinden uzaklaşacak biçimde eğitilmelidir"
İkinci Dünya Savaşı'nın patlak vermek üzere olduğu bunalımlı günlerinde Atatürk'ün görüşleri eşine az rastlanır bir insanlık sevgisini dile getirmektedir. Aynı yıl Atatürk "Bütün dünya milletleri aşağı yukarı akraba olmuşlardır ve olmakla meşgullerdir" diyerek, ırkçılara meydan okuyordu. O günlerde bütün insanları dünya vatandaşı olarak niteleyen Atatürk, gerçek insan sevgisini içtenlikle ve çok özlü biçimde belirtmiş sayılı önderlerden biridir.

http://www.meb.gov.tr/belirligunler/10ka...sanlik.htm

ATATÜRK VE ÇOCUK SEVGİSİ

[Resim: ataturkvecocuk.jpg]

Atatürk, yaşamı boyunca tüm sevdiklerine hangi yaşta olursa olsun "çocuk" diye seslenirdi. Onun sözlüğünde çocuk sevgi demekti. O'nun çocuğu yoktu ama içinde bitip tükenmeyen bir çocuk sevgisi vardı. Bundan dolayı yüreği arada burkulmuş mudur bilmiyorum ama galiba bu ihtimal çok düşük; bütün Türk çocukları onun öz yavruları gibiydi. Atatürk, çocukların riyakârlık bilmeden bütün istek ve arzularını içlerinden geldiği gibi açıklamalarından çok hoşlanırdı. Son yıllarını da çok sevdiği bir çocukla geçirdi. Ülkü, Atatürk'ün çocuk sevgisinin bir simgesi oldu.

[Resim: zeynepunal2b10b.jpg]

O'nun açık mavi gözleri her yerde çocukları arardı. Çağdaş ve mutlu Türkiye'yi çocuklarda görür ve çocuklarda bulurdu. Tüm yurt gezilerinde çocuklara sevgi ile yaklaşır, onlarla uzun uzun konuşurdu. Vedat Demirci'nin anılarından öğrenildiğine göre; Atatürk bir gün çocuk balosuna gider. Ortalıkta bir şaşkınlık havası doğar. Küçük bir oğlan salonun orta yerinde kalır. Bu yavru hayranlıkla bir süre Atatürk'e baktıktan sonra: "Atatürk’üm, seni öpmek istiyorum" der. Ortalığa bir sessizlik dalgası yayılır. Bu derin sessizliği Atatürk'ün sesi bozar "Öyleyse, gel öp" der. Çocuk koşarak Atatürk'ün boynuna sarılır. O sırada diğer çocuklar da: "Biz de.. Biz de.." diye bağırırlar. Böylece tüm çocuklar Ata'yı doya doya öperler. Bu görüntü çoğu kişiyi ağlatır. Büyük Atatürk de ağlar. Evet, Türk çocuklarının bu engin sevgisi için ağlar. Hem de sevinç gözyaşlarını dökerek. O gün çevresindekilere övünçle: İşte benim kuşaklarım" der.
Atatürk çocuk davasının önemini her ortamda vurgulayarak çocuklara yönelik hizmetlerde rehberlik yapmayı sürdürmüştür. 17 Ekim 1922 yılında Bursa’da kendini karşılayan çocuklara aşağıdaki şekilde seslenerek nasıl bir gençlik istediğini belirtmiştir:
‘Küçük hanımlar, küçük beyler
Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız.
Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz.
Kendinizin Ne Kadar Önemli, Değerli Olduğunuzu Düşünerek Ona Göre Çalışınız. Sizlerden Çok Şey Bekliyoruz.’ (Atatürk Albümü–1992)
Evet, Atatürk’ün çocuk sevgisi çok büyüktü, peki ya ondan sonra gelenlerin, her fırsatta ‘Atam İzindeyiz!’ diyenlerin çocuk sevgisi nasıldı? ‘Atatürk’ten sonra gelen hiç bir cumhurbaşkanı, başbakan veya bir asker bir çocuğu elinden tutup da resim sergisi gezmeye götürmedi. Hiç bir cumhurbaşkanı veya başbakan çocuğu protokol sırasının en önüne oturtmadı. Hiçbir başbakan bir çocuğu salıncakta sallamadı. Bir çocuğu taşıttan kendi elleriyle indirmedi. Bir yabancı konukla birlikteyken yanına çocuk almadı. Bir yetişkini dinlerken gösterdiği ciddiyetle dinlemedi. Onlarla birlikte denize girmedi, objektiflere poz vermedi. Onlarla gezintilere çıkmadı. Onlara el öptürtmemezlik yapmadı. Tüm bunlar bir yana, 1938’den itibaren bu ülkede yetişkin insan-çocuk insan dostluğu, arkadaşlığı diye bir şey kalmadı. Türkiye’nin markası, Atatürk’teki çocuk sevgisi ve onun çocuğa verdiği değer olmalıdır. Eşsiz bir örnektir. Ama o büyük insanın çocuklara yaklaşımını bu ülkenin anne babaları ve öğretmenleri bile örnek almıyor ki başkalarına örnek gösterilebilsin...’ (1)
KAYNAKÇA
Sönmez, C. (2004) Atatürk’te Çocuk Sevgisi Atatürk Araştırma Merkezi
Kocatürk, U. (2005) Atatürk Çizgisinde Geçmişten Geleceğe Atatürk Araştırma Merkezi
Atatürk (2006) Çocuklar İçin Nutuk Derleyen; Levent F. Yılmaz, Lamia

günlük plan ektedir..


http://www.görselsanatlar.org
- Bütün insanlığın varlığını kendi şahıslarında gören adamlar mutsuzdurlar. Apaçıktır ki, o adam insan olarak yok olacaktır. Herhangi bir şahsın, yaşadıkça memnun ve mutlu olması için lazım gelen şey, kendisi için değil, kendisinden sonra gelecekler için çalışmaktır. Olumlu düşünen bir adam, ancak bu şekilde hareket edebilir. Hayatta tam zevk ve mutluluk, ancak gelecek nesillerin şerefi, varlığı, mutluluğu için çalışmakta bulunabilir. Bir insan böyle hareket ederken, "Benden sonra gelecekler acaba böyle bir ruhla çalıştığımı farkedecekler mi?" diye bile düşünmemelidir. Hatta en mutlu olanlar, hizmetlerinin bütün nesillerce bilinmemesini tercih edecek karakterde bulunanlardır...
Bir adam ki; memleketin ve milletin mutluluğunu düşünmekten çok kendini düşünür, o adamın değeri ikinci derecedir. Esas kıymeti kendine veren ve mensup olduğu millet ve memleketi ancak kendi kişiliği ile ayakta tuttuğunu zanneden adamlar, milletlerinin mutluluğuna hizmet etmiş sayılmazlar. Ancak kendilerinden sonrakileri düşünebilenler, milletlerini yaşamak ve ilerlemek imkânlarına kavuştururlar. Kendi gidince ilerleme ve hareket durur zannetmek bir gaflettir. ( 1937 )

- Bir toplumda kıymet ve kuvvet, onu oluşturan kişilerin kendilerini bir kıymet ve kuvvet olarak kabul etmelerindendir. Ancak, bu gibi kişilerden meydana gelmiş sosyal toplumlar tam bir bütün olarak kıymet ve kudret görünümü arz edebilir. ( 1937)

- Artık insanlık kavramı, vicdanlarımızı arıtmaya ve hislerimizi yüceleştirmeye yardım edecek kadar yükselmiştir...

İnsanları mutlu edeceğim diyen onları birbirine boğazlatmak insani olmayan ve son derece üzücü olan bir sistemdir.
İnsanları mutlu edecek tek vasıta, onları birbilerine yaklaştırarak, onlara birbirlerini sevdirerek, karşılıklı maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşılamaya yarayan hareket ve enerjidir. Dünyanın barışı içinde insanlığın gerçek mutluluğu, ancak bu yüksek ideal yolcularının çoğalması ve başarılı olmasıyla mümkün olacaktır. ( 1931 )

- İnsanlar daima, yüksek, asil ve kutsal hedeflere yürümelidirler. Bu hareket şeklidir ki, insan olanın vicdanını, beynini ve bütün insanlık anlayışını tatmin eder. Bu şekilde yürüyenler, ne kadar büyük fedakârlık yaparlarsa, o kadar yükselirler ve bu hareket şekli mutlaka açık olur. ( 1926 )

- İnsanların saygı ve şerefinin, itaat ve uyumunun kendinden maddeten değil, manen yüksek olanlar için gösterilmesi insan ruhunun gereklerindendir. ( 1914 )

- Büyüklük odur ki, hiç kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın, memleket için gerçek ülkü neyse onu görecek, o hedefe yürüyeceksin. Herkes senin aleyhinde bulunacaktır. Herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır. Önüne sayılamayacak güçlükler yığacaklardır, kendini büyük değil küçük, zayıf, vasıtasız, hiç telâkki ederek, kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak bu güçlükleri aşacaksın. Ondan sonra sana büyüksün derlerse, bunu diyenlere de güleceksin. ( 1908 )

- Neşeli olmayan insanlardan iki türlü şüphe edilir; ya hastadır, veyahut o insanın başkalarına bildirmek istemediği bir kuruntusu, bir derdi vardır.

- En iyi kişi kendinden çok ait olduğu sosyal toplumu düşünen, onun varlığının ve mutluluğunun korunmasına kendini adayan insandır.

Mustafa Kemal Atatürk

Kaynak : yorumla.net

[Resim: 72909_627742137238463_1108655644_n.jpg]
Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
12-30-2011, 06:52 AM
Mesaj: #2
Star RE: Atatürk’ün İnsan Sevgisi
[Resim: BeniGormek.gif]

ATATÜRK'ÜN SÖZLERİ

● Bütün ümidim gençliktedir.
● Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir. Cumhuriyet'i biz kurduk, O'nu yükseltecek ve sürdürecek sizlersiniz.
● Herkes ulusal görevini ve sorumluluğunu bilmeli, memleket meseleleri üzerinde o düşünceyle, düşünüp çalışmayı görev edinmelidir.
● Kendiniz için değil, bağlı bulunduğunuz ulus için elbirliği ile çalışınız. Çalışmaların en yükseği budur.
● Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir


http://www.geldik.com
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


Forum Atla: